Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), henüz tam kapasiteyle elektrik üretimine geçmeden bile Türkiye ekonomisinde milyarlarca dolarlık bir etki alanı oluşturdu. Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu’nun yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını vurgulayarak, “Bugün Akkuyu ile birlikte Türkiye’de adeta yeni bir sanayi kolu doğdu” dedi.
Mersin’in Gülnar ilçesinde inşası süren ve Rusya’nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom tarafından hayata geçirilen Akkuyu NGS, enerji arz güvenliğinin yanı sıra istihdam, teknoloji transferi ve yerli sanayinin dönüşümü açısından da kritik bir rol üstleniyor.
Küresel Nükleer Dalga Yükseliyor: 2,2 Trilyon Dolarlık Pazar
Küresel enerji piyasalarındaki dönüşüme dikkat çeken Çiftçi, nükleer enerjinin yeniden yükselişe geçtiğini belirtti. Yapay zekâ, veri merkezleri ve dijital altyapıların artan enerji ihtiyacının nükleer yatırımları hızlandırdığını ifade eden Çiftçi, Morgan Stanley verilerine göre 2050’ye kadar küresel nükleer yatırım hacminin 2,2 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini hatırlattı.
Çiftçi, “Türkiye, Akkuyu yatırımıyla bu büyük dalganın tam yükseldiği dönemde doğru bir stratejik hamle yaptı. Küresel nükleer ligde söz sahibi olabilecek altyapıyı oluşturduk” değerlendirmesinde bulundu.
Yerli Sanayi İçin 10 Milyar Doları Aşan Katma Değer
Akkuyu NGS’nin en dikkat çeken yönlerinden biri de yerli sanayiye sağladığı ekonomik katkı oldu. Projede tedarikçi ve yüklenici olarak 2 bini aşkın Türk firmasının aktif görev aldığını belirten Çiftçi, yerelleşme hacminin 10 milyar doların üzerine çıktığını açıkladı.
Bu sürecin yalnızca iç pazara yönelik olmadığını vurgulayan Çiftçi, “Firmalarımız Akkuyu sayesinde kazandıkları bilgi ve kalite standartlarıyla artık küresel nükleer pazara açılıyor. Bazı şirketlerimiz ihracata başlamış durumda. Bu, Türkiye için çok kıymetli bir eşik” dedi.
30 Bin Kişilik İstihdam, 4 Bin Kalıcı Uzman Kadro
Akkuyu NGS’nin istihdam etkisi de dikkat çekici boyutlara ulaştı. İnşaatın en yoğun döneminde yaklaşık 30 bin kişinin sahada çalıştığını aktaran Çiftçi, santral tam kapasiteyle devreye girdiğinde 4 bin kişilik nitelikli ve kalıcı bir işletme kadrosunun görev yapacağını ifade etti.
Bu kadroların büyük bölümünün yüksek teknoloji, mühendislik ve nükleer güvenlik alanlarında uzmanlaşmış personelden oluşacağı belirtiliyor.
“Akkuyu, Türkiye’nin Geleceğe Açılan Stratejik Kaldıracı”
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş ise Akkuyu NGS’yi, “Türkiye’nin geleceğe açılan stratejik kaldıracı” olarak tanımladı. Karataş, “Bu proje Türkiye’ye yalnızca enerji değil; ileri teknoloji üretim kabiliyeti, nükleer kültür ve güçlü bir insan kaynağı kazandırdı. Türk sanayisi, küresel nükleer endüstride alternatif bir oyuncu haline geliyor” dedi.
Karataş ayrıca, Akkuyu sayesinde Türk firmalarının uluslararası nükleer kalite standartlarında üretim yapabildiğinin kanıtlandığını ve bunun ileride yapılacak yeni santral projeleri için büyük bir avantaj sağladığını vurguladı.



