4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, vergi, yatırım, üretim, girişimcilik ve kamu alacakları alanında önemli düzenlemeler getirdi.
Yeni kanun; kamu alacaklarının tecil ve taksitlendirme süresinden üretim kazançlarında uygulanacak kurumlar vergisi oranına, yurt dışı varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılmasından nitelikli hizmet merkezlerine kadar birçok başlıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Kamu alacaklarında ödeme kolaylığı genişletildi
Kanunun en dikkat çeken başlıklarından biri kamu alacaklarının tecil ve taksitlendirme süresine ilişkin düzenleme oldu. Daha önce 36 ay olarak uygulanan süre, yeni düzenlemeyle 72 aya çıkarıldı.
Bu değişiklik, özellikle nakit akışı yönetiminde zorlanan işletmeler, yatırımcılar ve mükellefler açısından önemli bir ödeme kolaylığı sağlayabilecek nitelikte. Kamu alacaklarının daha uzun vadeye yayılması, şirketlerin finansal planlamasını daha sürdürülebilir hale getirebilir.
Yurt dışı kazançlara gelir vergisi istisnası
7582 sayılı Kanun ile yurt dışında elde edilen bazı kazanç ve iratlar için gelir vergisi istisnası da düzenlendi. Belirli şartları sağlayan gerçek kişiler açısından bu istisna, Türkiye’ye sermaye, yatırımcı ve nitelikli insan kaynağı çekme politikası kapsamında dikkat çekiyor.
Bu düzenleme, özellikle uluslararası gelir elde eden yatırımcılar, girişimciler ve profesyoneller açısından Türkiye’nin cazibesini artırabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Nitelikli hizmet merkezlerine yeni vergi avantajları
Kanunla birlikte nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına yönelik yeni bir zemin oluşturuldu. Bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli personelin ücretleri için belirli sınırlar dahilinde gelir vergisi istisnası uygulanması öngörülüyor.
Bu düzenleme; finans, teknoloji, danışmanlık, yönetim, yazılım, tasarım ve yüksek katma değerli hizmet üretimi alanlarında faaliyet gösteren şirketler açısından önemli bir teşvik mekanizması oluşturabilir.
Türkiye’nin bölgesel hizmet merkezi olma hedefi açısından bakıldığında, bu adım yabancı yatırımcılar ve uluslararası şirketler için yeni fırsatlar doğurabilir.
Üretim kazançlarında kurumlar vergisi oranı %12,5
Kanunun reel sektör açısından en önemli başlıklarından biri üretim faaliyetlerine yönelik kurumlar vergisi düzenlemesi oldu.
Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyeti yürüten kurumların, yalnızca bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlendi.
Zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların da münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için aynı oran uygulanacak.
Bu düzenleme, üretimi destekleyen, sanayi yatırımlarını teşvik eden ve katma değerli üretimi ön plana çıkaran önemli bir vergi politikası olarak öne çıkıyor.
İstanbul Finans Merkezi teşvikleri 2047’ye kadar uzatıldı
7582 sayılı Kanun ile İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik teşviklerin süresi de uzatıldı. Düzenlemeyle birlikte teşvik süresinin 2047’ye kadar devam etmesi öngörülüyor.
Bu adım, İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası finansal hizmetler, sermaye piyasaları, yatırım yönetimi ve finans teknolojileri açısından daha güçlü bir merkez haline gelmesini destekleyebilir.
Yeni Varlık Barışı düzenlemesi
Kanun kapsamında kamuoyunda “Varlık Barışı” olarak anılan yeni bir düzenleme de yer aldı.
Buna göre gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve benzeri varlıkların Türkiye’ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılması teşvik ediliyor.
Ayrıca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunduğu halde yasal defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da bildirime konu edebilmelerine imkân tanınıyor.
Belirlenen şartların sağlanması halinde, bildirilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülüyor.
Teknoloji girişimleri ve dijital şirketlere destek
7582 sayılı Kanun, teknoloji girişimleri ve dijital şirketler açısından da yeni düzenlemeler içeriyor.
Teknogirişim rozetine sahip şirketlerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, kuluçka aşamasındaki dijital girişimlerin erken dönem yükümlülüklerinin hafifletilmesi ve yenilikçi faaliyetlere daha fazla kaynak ayrılmasının desteklenmesi hedefleniyor.
Bu düzenleme, özellikle yeni nesil girişimcilik, yazılım, dijital hizmetler, finans teknolojileri ve inovasyon odaklı şirketler açısından önemli bir destek alanı oluşturabilir.
Ticari gayrimenkul ve yatırım piyasası açısından ne anlama geliyor?
7582 sayılı Kanun yalnızca vergi mevzuatı açısından değil; yatırım, üretim, finans, hizmet sektörü ve ticari gayrimenkul piyasası açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir düzenleme niteliği taşıyor.
Üretim faaliyetlerine yönelik vergi avantajları, organize sanayi bölgeleri, üretim tesisleri, lojistik alanları ve sanayi gayrimenkullerine olan ilgiyi artırabilir.
Nitelikli hizmet merkezlerine yönelik teşvikler ise ofis, karma kullanım projeleri, teknoloji merkezleri ve kurumsal hizmet alanlarına olan talebi etkileyebilir.
İstanbul Finans Merkezi teşviklerinin uzatılması, finansal hizmetler ve yatırım yönetimi alanında İstanbul’un konumunu güçlendirirken, ticari gayrimenkul piyasasında da yeni hareketlilik alanları oluşturabilir.
Sonuç
7582 sayılı Kanun, vergi ve yatırım mevzuatında çok yönlü değişiklikler içeren önemli bir düzenleme olarak yürürlüğe girdi.
Kamu alacaklarında ödeme kolaylığı, üretim kazançlarında indirimli kurumlar vergisi, yurt dışı kazançlara istisna, varlık bildirimi, nitelikli hizmet merkezleri ve teknoloji girişimlerine destek başlıkları; önümüzdeki dönemde hem şirketlerin hem yatırımcıların hem de gayrimenkul sektörünün yakından takip etmesi gereken alanlar arasında yer alıyor.
Kanunun uygulama detaylarının, ikincil düzenlemeler ve tebliğlerle daha da netleşmesi bekleniyor.
Kaynak: T.C. Resmî Gazete, 04 Haziran 2026, Sayı: 33270
Kanun: 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun


