Küresel plastik ambalaj ve geri dönüşüm şirketi ALPLA, Türkiye’deki üretim ağını Adana ve İzmir’de hayata geçirdiği toplam 30 milyon euroluk iki yeni tesisle genişletiyor. Yaklaşık 20 milyon euro yatırımla kurulan İzmir fabrikası törenle açılırken, yatırımlarla ALPLA Türkiye’nin yıllık işleme kapasitesinin 90 bin tondan 120 bin tona çıkarılması hedefleniyor. İzmir tesisinin uzun vadede yaklaşık 120 kişiye istihdam sağlaması bekleniyor.
ALPLA, Türkiye’deki büyüme stratejisi kapsamında üretim kapasitesini ve teknoloji çeşitliliğini artıracak yeni yatırımlarını devreye alıyor.
Şirketin Adana ve İzmir’deki iki yeni üretim tesisi için gerçekleştirdiği toplam yatırım 30 milyon euroya ulaşıyor. Bunun yaklaşık 20 milyon euroluk bölümünü oluşturan İzmir tesisi, düzenlenen törenle faaliyete geçti.
Yeni fabrika, PET preform ve kapaktan HDPE ve PET şişirmeye kadar farklı üretim teknolojilerini aynı altyapıda bir araya getirecek.
İzmir’e Yaklaşık 20 Milyon Euroluk Fabrika
2026 yılında devreye alınan İzmir tesisi 50 bin metrekarelik arazi üzerinde bulunuyor. Fabrikanın kapalı alanı ise 26 bin metrekareye ulaşıyor.
İlk aşamada tesisin yıllık üretim kapasitesi 15 bin ton PET preform ve 5 bin ton kapak olarak açıklandı.
Uzun vadede üretim kapasitesinin daha da artırılması ve tesiste yaklaşık 120 kişilik istihdam oluşturulması bekleniyor.
İzmir fabrikası aynı zamanda ALPLA’nın Türkiye operasyonunda aynı çatı altında en geniş teknoloji ve ürün çeşitliliğini barındıran üretim platformu olacak.
Türkiye’de Yıllık Kapasite 120 Bin Tona Çıkacak
Adana ve İzmir yatırımlarının tamamıyla birlikte şirketin Türkiye’deki yıllık işleme kapasitesinde de önemli bir artış hedefleniyor.
ALPLA Türkiye’nin mevcut 90 bin tonluk yıllık işleme kapasitesinin 120 bin tona yükselmesi planlanıyor.
Bu, hedeflenen kapasiteye ulaşılması halinde mevcut seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 33’lük bir artışa karşılık geliyor.
| Yatırım göstergesi | Açıklanan değer |
|---|---|
| Adana + İzmir toplam yatırım | 30 milyon euro |
| İzmir tesisi yatırımı | Yaklaşık 20 milyon euro |
| İzmir tesisi arazi büyüklüğü | 50.000 m² |
| İzmir tesisi kapalı alanı | 26.000 m² |
| İlk etap PET preform kapasitesi | 15.000 ton/yıl |
| İlk etap kapak kapasitesi | 5.000 ton/yıl |
| Türkiye mevcut işleme kapasitesi | 90.000 ton/yıl |
| Hedeflenen işleme kapasitesi | 120.000 ton/yıl |
| İzmir için beklenen istihdam | Yaklaşık 120 kişi |
Dört Üretim Teknolojisi Aynı Tesiste
İzmir yatırımının öne çıkan özelliklerinden biri farklı üretim teknolojilerinin aynı fabrikada bir araya getirilmesi olacak.
Tesiste PET preform, kapak, HDPE şişirme ve PET şişirme teknolojileri aynı üretim altyapısı içerisinde kullanılacak.
Şirket, bu yapıyla ürün çeşitliliğinin yanı sıra operasyonel esnekliği, müşterilere yakın üretimi ve tedarik güvenliğini geliştirmeyi amaçlıyor.
ALPLA: Türkiye Stratejik Bir Büyüme Pazarı
ALPLA Group CEO’su Philipp Lehner, Türkiye’nin şirket açısından uzun vadeli ve stratejik bir büyüme pazarı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin gelişen sanayisi, üretim kültürü ve ihracat potansiyeline dikkat çeken Lehner, Adana ve İzmir yatırımlarını şirketin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yaklaşımının bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Lehner, “Türkiye pazarında her geçen yıl büyüyor, yatırımlarımızı ve üretim çeşitliliğimizi artırıyoruz” dedi.
Türkiye operasyonunun büyüme performansının yeni yatırım kararlarını desteklediğini belirten Lehner, ülkenin ALPLA’nın küresel üretim ağı içerisindeki öneminin önümüzdeki yıllarda daha da artmasını beklediklerini ifade etti.
Türkiye, AMET Operasyonlarının Yüzde 35’ini Oluşturuyor
Türkiye’nin ALPLA açısından önemi yalnızca yerel üretim kapasitesiyle sınırlı değil.
ALPLA Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Bölge Genel Müdürü Javier Delgado Villanueva’nın verdiği bilgiye göre Türkiye operasyonları bugün şirketin Afrika, Orta Doğu ve Türkiye’yi kapsayan AMET bölgesinin yaklaşık yüzde 35’ini temsil ediyor.
Villanueva, Türkiye’yi güçlü sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumu nedeniyle bölgenin önemli üretim üslerinden biri olarak gördüklerini belirtti.
Adana ve İzmir yatırımlarının da bu potansiyel üzerine şekillendirildiğini ifade eden Villanueva, yeni tesislerde modern otomasyon altyapısı ile farklı üretim teknolojilerinin bir araya getirildiğini söyledi.
Hedef Müşteriye Yakınlık ve Tedarik Güvenliği
ALPLA Türkiye Genel Müdürü Emre Canoğlu ise yeni yatırımların arkasındaki temel stratejilerden birinin müşterilere daha yakın üretim yapmak olduğunu ifade etti.
Canoğlu, “Büyüme hızımızı yatırımlarla destekleyerek Türkiye’nin üretim, ihracat ve istihdam kapasitesine katkı sunmak istiyoruz” dedi.
Yeni yatırımlarla şirketin ürün ve teknoloji portföyünü genişlettiklerini belirten Canoğlu, yerel tedarik zincirinin desteklenmesi, müşterilere daha hızlı yanıt verilmesi ve tedarik güvenliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Geri Dönüştürülebilir Ambalaj Oranı Yüzde 92,7’ye Çıktı
ALPLA’nın yatırım programında sürdürülebilirlik de önemli başlıklardan biri olarak gösteriliyor.
Şirketin benimsediği 4R yaklaşımına dikkat çeken Canoğlu, ALPLA’nın 2025 yılında küresel ölçekte kullandığı tüketici sonrası geri dönüştürülmüş malzeme oranının yüzde 23,7 olduğunu açıkladı.
Şirketin geri dönüştürülebilir ambalaj oranının ise yüzde 92,7’ye yükseldiğini belirtti.
Canoğlu, plastik malzemenin doğru tasarım ve geri dönüşüm süreçleriyle döngü içerisinde değerini koruyabilecek bir kaynak olduğunu ifade ederek geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını artırmaya odaklandıklarını söyledi.
Türkiye ALPLA’nın Bölgesel Üretim Üslerinden Biri Olacak
Adana ve İzmir’deki toplam 30 milyon euroluk yatırım, ALPLA’nın Türkiye’deki üretim kapasitesini büyütürken farklı ambalaj teknolojilerini de aynı üretim ağı içerisinde genişletmesini sağlayacak.
Özellikle İzmir’de dört farklı üretim teknolojisinin aynı tesiste buluşturulması, 120 kişiye ulaşması beklenen istihdam ve Türkiye genelindeki yıllık işleme kapasitesinin 120 bin tona çıkarılması hedefi yatırımın ölçeğini ortaya koyuyor.
Şirket yönetiminin açıklamaları, Türkiye’nin ALPLA’nın yalnızca yerel pazarı açısından değil, Afrika ve Orta Doğu’yu da kapsayan AMET yapılanması içerisinde önemli bir üretim merkezi olarak konumlandırılmaya devam edeceğine işaret ediyor.







