Özel Sektörün Yurt Dışı Kredi Borcu 195 Milyar Doları Aştı: 6 Yılın Zirvesi

6858f9a2382339c6a070f0b0

Özel sektör neden bu kadar borçlandı?”

Türkiye özel sektörü, yurt dışından sağladığı finansmanla dikkat çekici bir büyüme yaşarken, aynı zamanda borç yükünü de artırıyor. TCMB’nin 2025 Haziran ayı verilerine göre, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu 195,4 milyar dolara ulaştı. Bu artış, yalnızca 3 ayda 11,7 milyar dolarlık bir sıçrama anlamına geliyor. Üstelik bu rakam, Kasım 2019’dan bu yana görülen en yüksek dış borç seviyesi olarak kayda geçti.

Yorum: Bu artış sadece finansal bir detay değil; aynı zamanda Türkiye ekonomisinin dış kaynaklara ne kadar bağımlı olduğunun da göstergesi.

“Uzun vadeli mi, kısa vadeli mi daha riskli?”

Borç yapısına detaylı bakıldığında, uzun vadeli borçlar ön plana çıkıyor. Haziran 2025 itibarıyla özel sektörün uzun vadeli kredi borcu 185,2 milyar dolar, kısa vadeli (ticari krediler hariç) borcu ise 10,2 milyar dolar oldu.

  • Uzun vadeli borç bir önceki çeyreğe göre 16,9 milyar dolar arttı.
  • Kısa vadeli borç ise 5,2 milyar dolar azaldı.

Kısa vadeli borçlardaki azalma olumlu gibi görünse de, uzun vadeli yükümlülüklerin hızla artması, özel sektörün yıllar boyunca sürecek borç geri ödemelerine hazır olması gerektiğini gösteriyor.

“Finansal ve reel sektör arasında ne fark var?”

Rapora göre, finansal kuruluşların toplam borcu 4 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borcu ise 7,7 milyar dolar arttı. Özellikle finansal olmayan sektörün (yani reel sektörün) borçlanmadaki yüksek payı dikkat çekiyor.

Bu durum, üretim, ihracat ya da altyapı yatırımları gibi alanlarda dış kaynak kullanımının arttığını, ancak bunun risklerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.

“Borç hangi para birimleriyle alındı?”

Türkiye özel sektörünün borçlandığı döviz kompozisyonu, kur riski açısından önemli sinyaller veriyor. 185,2 milyar dolarlık uzun vadeli kredi borcunun:

  • %57,9’u dolar,
  • %32,9’u euro,
  • %1,9’u Türk lirası,
  • %7,3’ü ise diğer dövizlerden oluşuyor.

Kısa vadeli kredi borçlarında ise tablo biraz daha farklı:

  • %38,7’si dolar,
  • %21,7’si euro,
  • %37’si Türk lirası,
  • %2,6’sı diğer dövizler.

Yorum: Dolar cinsinden bu kadar yoğun borçlanma, kur dalgalanmalarının doğrudan firmaların bilançosuna yansıması anlamına geliyor. Kur artışları sadece bir haber başlığı değil, reel sektörde çöküşe neden olabilir.

“Vade yapısı ne söylüyor?”

Rapora göre, özel sektörün bir yıl içinde vadesi dolacak dış borcu 56,8 milyar dolar. Bu, kısa vadeli likidite baskısı anlamına geliyor. Özellikle faiz oranlarının yüksek seyrettiği bir dönemde bu kadar yüksek borç ödemesi, nakit akışlarında ciddi sıkıntılar yaratabilir.

“Bu artış neden şimdi oldu?”

Son dönemde Türkiye’de iç kaynakların sınırlı olması, artan faiz oranları ve yatırım ihtiyacının sürmesi, özel sektörün dış kaynaklara yönelmesine neden oldu. Ayrıca, bazı sektörler için döviz cinsinden borçlanma hâlâ daha uygun maliyetli olabiliyor.

 

Ahmet Albuz